02 May
Adanalıyık, Allah'ın Adamıyık

1915'te Çanakkale'de Adana'lılar  siperlerine mavi bir plaket takmışlardı.Bu onların düşman karşısında birbirlerini tanımak ve kamufle olmak için yapılmış bir taktikti.Anzakların haberleri olmadan onlarca Anzak askeri Adanalılar tarafından öldürüldü. Bu durum karşısında şok olan anzaklar birbirlerini Adana'lıların olduğu sipere gitmemeleri konusunda uyarıp askerleri Adana'lıların siperlerinin yakınından bile geçmemeleri konusunda özenle  tembihleyip  onlar tanrının adamları diyerek önem aldılar.Türkçe'ye de Adana'lı Allahın adamı böylece girmiş oldu.


 Kanlısırt Tepesi Adanalılar Bayırında savaşta destan yazmış onlarca Adana'lıda burada sehıt dusmustur.Savaş sonrası Adana'lıların toplu gömülü olduğu Kanlısırttaki Adana bayırına  şehitler anıtı yapılmıs ama sonrasında ingilizler bu anıtı yok etmişlerdir.


Genelkurmay Başkanlığının yayınlamış olduğu 8 ciltlik “şehitlerimiz” kitaplarında 59 bin şehidin kaydı bulunmaktadır. Bu kayıtlar içersinde ise Adanalı olanların çıkartıldığı bir listede 914 Adanalı şehit vardır. İşin ilginci Seyhan ve Yüreğir'den mahalle,köy bilgilerine bakarsanız  şehit olanların çoğu Arap Alevi..


Yine O dönemi bizzat yaşamış Osmanlı'da bürokratlık yapan ve 1924'te Tarihhul Aleviyyin kitabı yazarı Adana'lı  Muhammed Galib et-Tavil ise o günleri  şöyle yazmıstır:


Çanakkale'de Adana'ya nisbet edilen  fırka mensuplarının çoğu Adanalı Alevîlerdendi. Bu fırka Çanakkale savaşında târihte görülmemiş bir kahramanlık sergilemişti.

Antakya ve Suriye Alevîleri ise yalnızca yem olarak kullanıldı, yoksul hallerine bakılmaksızın mallarına el kondu ve genç orta yaşlı demeden bütün erkekleri savaşa sürüldü.

Bu durum tarımda bir gerilemeye yol açtı. Adana'da verim eskinin dörtte biri düzeyine düştü. Devlet ürünlerden iki kat öşür alıyordu; daha sonra bu üç katına çıkarıldı ki, bu ürünün yarısı demekti, tohumlar da çıkarılınca elde birşey kalmıyordu pek. Üstelik hükûmet ordu için zorunlu satın alım yoluna gitti. İnsanlar zorunlu satın alımdan kurtulabilmek için zamânından önce tohum ekmeye başladılar; acele etmeyen ekinsiz kalıyordu.

Bu yöntemle bütün tahıl ürünleri hükûmetin eline geçti. Halkın iâşesi için özel dâireler oluşturuldu. İâşe dâiresi dışındaki yerlerden ekmek satın almak halka yasaklandı.

Yorumlar
* Bu e-posta internet sitesinde yayınlanmayacaktır.
BU SİTE İLE KURULMUŞTUR